Meme Kanseri

Meme dokusu, 14–15 adet süt bezi ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan aynı sayıda kanallardan oluşur. Bu süt bezleri (lobüler kanser) ve kanalları (duktal kanser) döşeyen hücrelerin, kontrol dışı  çoğalma ve vücudun başka organlarını komşuluk, lenf veya kan yoluyla istila etme  yeteneği kazanması ile meme kanseri oluşur.  Meme kanseri hücresi oluştuktan sonra vücudun koruma mekanizmaları sayesinde yok edilebilir.  Oluşan kanser hücrelerinin vücudun savunma mekanizmaları tarafından tanınamaması yada bu mekanizmalar tarafından yok edilememesi  halinde meme kanseri hastalığı ortaya çıkar.

meme-kanseri-01

Meme kanseri hücreleri normal meme hücrelerinden genetik yapılarında olan ufak değişikliklerin arka  arkaya  gelmesi  ile uzun bir  süreçte  yada ani  büyük onarılamayan  bozukluk nedeniyle bir  anda oluşabilir. Ufak  değişikliklerin  yaptığı kanser öncesi  değişiklikler (prekanseröz) bazı uyarıcı  hastalıklara yol açabilir. Bunlar sırasıyla  hiperplazi , metaplazi, displazi, atipik hiperplazi, karsinoma in situ, aşamalarıdır. Bu aşamalar  tarama yöntemleri   veya  diğer  sebeplerle  tespit  edilip  tedavi  edilirse  kanser oluşumu  önlenebilir. Ani  büyük  ve  onarılamayan bozukluklar  nedeniyle  gelişen saldırgan özellikleri  fazla  olan  küçük bir  grup meme kanserinde  ise tarama yöntemleri  erken tanıda yardımcı olamayabilir.

Genellikle bir hücreden başlayarak kontrolsüz ve engellemeyen bir çoğalma ile kanser kitlesi oluşur. Kanser kitlesinin 1 cm çapa ulaşabilmesi için ortalama 2-3 yıl geçtiği hesaplanmıştır(meme kanserinin genellikle belirti  ve bulgu vermediği dönem)

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü olup, her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşır.

Memede ele kitle gelmesi, memede veya koltukaltında, şişlik veya kalınlaşma, memenin şeklinde veya büyüklüğünde değişiklik olması, meme başı akıntısı olması, memenin veya meme başının renginde ya da dokuda bir değişiklik (meme başının içeri çekilmesi, meme derisinde çekilme çökme, meme derisinde kızarıklık , ödem, portakal kabuğu görünümü, meme  başında kabuklanma , memede iyileşmeyen yara simetrisinin bozulması, cilt değişiklikleri gibi) klasik meme kanseri bulgularıdır. Bu belirti ve bulgular iyi huylu meme hastalıklarında da görüldüğünden ayırıcı kesin tanı muayene, görüntüleme yöntemleri ve açık veya iğne biyopsileri ile konur.

Meme kanserini genellikle belirti  ve bulgu vermediği erken dönemde yakalayıp tedavi etmek  çok daha  başarılı ve estetik sonuçlar alınmasını sağlar. Hiçbir şikayeti olmayan 40 yaş üstü kadınlarda mamografi  ve klinik muayene ile yapılan taramalarla kansere bağlı ölüm oranlarında düşme  sağlanmıştır.

 Meme Kanseri Risk Faktörleri Nedir?

Meme kanseri için belirlenmiş bazı risk faktörleri mevcuttur. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz.

Bu risk faktörleri:

Yaş: meme kanseri görülme oranı yaşla birlikte artmaktadır. En sık 50-60 yaş arasındadır.meme kanseri-02

Kişisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır.

Ailede meme kanseri hikâyesi: Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre daha fazladır. Örneğin, kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadının, meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha fazladır.

Daha önce meme biopsisi yapılmış olması: Memede bulunan bazı iyi huylu hastalıklarda az da olsa risk artmaktadır.

Erken ergenlik, geç menopoz: uzun süre hormonal olarak aktif kalmak riski arttırmaktadır.

Doğurganlık hikâyesi: doğum yapmamak veya ilk doğumu 30 yaşından sonra yapmak riski yaklaşık iki kat arttırmaktadır.

Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği

Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri oranı artmaktadır. Ancak bu tedavinin yararları da göz önünde tutulduğunda bu risk önemsenmeyecek kadar düşüktür.

Alkol kullanılması: Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre risk nispeten artmaktadır. Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol içen bir kadının meme kanserine yakalanma riski, hiç içmeyen kadına göre 2 kat daha fazladır.

Şişmanlık ve yağlı beslenme

Meme kanseri açısından erkekler risk altında olmasalar da nadiren görülebilir. Görülme oranı kadınlara göre 1/100 dür.

Tanımlanmış Meme Kanseri Risk Faktörleri

YÜKSEK RİSK

  • İleri yaş
  • Geçirilmiş meme kanseri
  • Kuvvetli aile hikâyesi
  • Biyopsi ile saptanmış atipi ile birlikte seyreden meme hastalığı

ORTA RİSK

  • Obezite (menopoz sonrası)
  • Birinci derecede akrabada meme kanseri
  • Geçirilmiş over veya endometrium kanseri
  • Meme üzerine radyasyon
  • İlk gebelik yaşı>30
  • Hiç doğum yapmama

DÜŞÜK RİSK

  • Alkol alımı
  • Menarş yaşı<13
  • Menopoz yaşı>55
  • Oral kontraseptif kullanımı
  • Östrojen replasman tedavisi

Ancak meme kanserlerinin % 70 inde hiçbir risk faktörü bulunmamaktadır. Ayrıca bu risk faktörlerinden sadece % 10 u bizim değiştirebileceğimiz faktörlerdir. Açıkça söylemek gerekirse risk faktörlerine sahip kadınların daha dikkatli ve sık, gerekirse daha ileri tetkiklerle izlenmesi gerekmektedir. Yanı sıra hiçbir risk faktörüne sahip olmayan kadınlarında buna fazla güvenerek kontrollerini aksatması doğru olmayacaktır.

Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri: 

Kendi kendine muayene
Hekim muayenesim1
Mammografi ve ultrasonografi
Gerekli durumlarda ileri tetkikler (örneğin MR)
Biyopsiler (açık, ince iğne ve kalın iğne)
Özel tetkikler (galaktografi, tel işaretleme biyopsileri, duktoskopi)

Kendi kendine muayene  ve hekim  muayenesi  memede ele kitle gelmesi, memede veya koltukaltında, şişlik veya kalınlaşma, memenin şeklinde veya büyüklüğünde değişiklik olması, meme başı akıntısı olması, memenin veya meme başının renginde ya da dokuda bir değişiklik (meme başının içeri çekilmesi, simetrisinin bozulması, cilt değişiklikleri) gibi  bulgular tespit edilmeye  çalışılır. Kendi kendine muayene ile bu belirti ve bulguların aranması kadınlarda farkındalık yaratarak daha gecikmeden konunun profesyonellerine başvurmasını  sağlar. 20 li yaşlarda bu eğitim konunun uzmanlarından alınmalı  ve adet gören kadınlarda  adet  sonrası, adet  görmeyenlerde  ayın belli  günü  esas alınarak yapılmalıdır.

Kanser ve iyi meme hastalıkların  belirtileri ortak  olduğundan,  kanser belirti ve bulguları  saptandığında görüntüleme  yöntemleri yardımı  ile riskli hastalar  ayrılmaya  çalışılır. Gerekli  vakalarda şüpheli  bölgeden alınan  doku ve  hücre örnekleri (biopsi)  ile  kesin  tanı  konulmaya  çalışılır.

Kesin tanı için her vakadan parça alınması iyi huylu meme hastalığı olanlarda gereksiz  ızdırap ve masraf  yanında patoloji  sonucu gelene  kadar  endişeye yol açar. Mamografi,ultrasonografi, MRI yardımı ile  gereksiz  müdahaleler azaltılmaya  çalışılır. Yine bu  görüntüleme  yöntemleri ile belirti ve bulgusu olmayan  kadınlarda erken  evre meme kanserleri yakalama  şansı elde edilir. (meme kanseri tarama programları)

Bunun için önceki yıllarda daha çok açık cerrahi biyopsiler kullanılırken bu gün ince ve kalın iğne biyopsileri tercih edilmektedir. Sonuçları açık biyopsiler kadar doğruluk oranına sahip olmanın yanı sıra maliyet, hasta konforu, uygulama kolaylığı ve estetik sonuçları açısından çok daha uygundurlar.

Meme kanserinde tedavi:

Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormonoterapi tedavi metodları hastanı genel durumu, meme kanserinin evresi ve saldırganlık özellikleri değerlendirilerek kullanılabilir.

Meme kanserinin tedavisini cerrahi, radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji ve ilgili pek çok branşın birlikte karar vererek uygulaması  gerekmektedir.
Cerrahide memenin tamamının alınması (mastektomi), meme koruyucu cerrahiler (memenin hastalıklı kısmının alınması), bunlara ek olarak koltuk altı lenf bezlerinin çıkartılması (tamamı veya nöbetçi lenf bezi) gibi uygulamalar yapılmaktadır.
Daha sonra hasta ve hastalıkla ilgili verilere göre diğer tedaviler planlanır. Bu tedavilerde amaç nüksleri engellemek, hastalıksız yaşamı ve yaşam süresini uzatmaktır.
Son olarak unutmamalıyız ki meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır ve erken evre hastalıkta sağ kalım oranları % 96–98 dir. Mammografi erken tanıda en etkili yöntemdir. Düzenli kontrol ve tarama programları ile meme kanserinden ölümler azaltılabilir.

MEME KANSERİNİN SEBEP OLDUĞU YAKINMA VE BULGULARIN ORTAYA ÇIKMASINI BEKLEMEYİN. DAHA ERKEN EVRELERDE TEŞHİS OLABİLMEK VE TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRMAK İÇİN MUTLAKA  ŞİKAYETİNİZ OLMASA DA PROFESYONEL DESTEK ALMALISINIZ.